August 2011
3 posts
July 2011
1 post
April 2011
1 post
March 2011
5 posts
köpek ölmesin!
“Kıyıda içiyorum, takıntım kız geldi, onunla ilk defa bu kadar yakın oturuyordum,
kötü davranmadı bana, içip yerlere serilmek istiyordum,
varlığı beni rahatsız ediyordu, içime sıkıntılar bastı, çekip gitmesini, onu özlemeyi istiyordum; daha doğrusu ne istediğimi bilmiyordum. Yo biliyordum, bu kız bana iyi gelmiyordu, bilinçaltı onu kaçırmayı amaçlayan patavatsızlıklar, dil sürçmeleri,...
dünya nasıl bir yer?
Dünyanın onuruna gölge düşürmektense, bunun sadece bizim çağımızda böyle olduğunu, bunun sadece bir hastalık, geçiçi bir talihsizlik sayılması gerektiğini kabul etmek isterim. Baştakiler sıkı bir çalışmayla bir sonraki savaşı başarılı şekilde hazırlarken, bizler de fokstrot yapıyor, para kazanıyor, çikolatalı şekerlemelerimizi yiyiyoruz. Böyle bir çağda da dünya ister istemez pek parlak sayılmayan...
February 2011
1 post
December 2010
3 posts
(via lectus, -hotanddangerous)
November 2010
2 posts
April 2010
1 post
March 2010
3 posts
January 2010
1 post
Sincerity in Colours →
November 2009
1 post
October 2009
11 posts
Interventionist God
I don’t believe in an interventionist god But i know darling that you do But if i did, i would kneel down and ask him Not to intervene when it came to you Well not to touch a hair on your head Leave you as you are If he felt he had to direct you Then direct you into my arms
O gece oturup düşündüm. … dedim kendi kendime, yolu yok çekeceksin. İsyan...
– masumiyet filminden
September 2009
19 posts